27
Yıl Aradan Sonra Çin’e 6 Bakan, 1 Genel Başkan Yardımcısı, 60 Gazeteci
ve 300 İşadamı ile 5 Günlük Resmi Ziyaret Gerçekleştiren Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, Çin ile Türkiye Arasındaki 25 Milyar Dolarlık Ticaret
Hacmindeki Türkiye Aleyhine Dengesizliğe Dikkat Çekti ve Bu Açığın
Kapatılmasını İsteyerek, iki ülkenin 2015 yılında 50, 2020 yılında 100
milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmayı hedeflediğini vurguladı.
Başbakan Erdoğan ve Beraberindeki Heyet Çin Ziyaretine Sincan Uygur
Özerk Bölgesi’nden başlarken, heyette yer alan işadamları Urumçi, Pekin
ve Şangay’da Çinli yatırımcılarla görüştü. Başbakan Erdoğan’a gezisinde
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet
Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Kültür ve Turizm Bakanı
Ertuğrul Günay, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali
Yıldırım ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve AK Parti
Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik eşlik etti
Dışişleri Bakanı Prof.Dr.
Ahmet Davutoğlu’nun, Suriye’deki çatışmaların şiddetlenmesi,
sınırlardaki hareketlilik ile ülkemize gelen sığınmacı sayısının artması
üzerine, gelişmeleri yakından takip etmek ve sorunun çözümü için
uluslararası müzakereler ile diplomasi trafiğini hızlandırmak için
yarıda keserek Türkiye’ye döndüğü Başbakan Erdoğan’ın Çin gezisi, Türk
Heyetine Uygur Türklerinin yoğun sevgi gösterisi ile başlarken,
özellikle iki ülke arasında enerji konusunda atılan somut adımlar ve
ticaret hacminin arttırılması için yapılan anlaşmalarla devam etti.
Başbakan Erdoğan, Çin'e
gerçekleştirdiği resmi ziyaretin son gününde Şanghay'daki Shangri-La
Oteli'nde Çin'li yatırım şirketlerinin yöneticileriyle bir araya geldi.
Türkiye’nin ekonomisini, yatırım ortamını ve 2023 yılı hedeflerini
anlatan Başbakan Erdoğan, yeni teşvik sistemi hakkında da Çinli
yöneticilere ve yatırımcılara bilgi verdi. 2011 yılında gerçekleşen %
8,5’luk ekonomik büyüme ile kişi başı gelirin 10 bin 444 dolara
ulaştığına vurgu yapan Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin istikrarlı ve güçlü
ekonomik ortamının şirketler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade
etti.
Çin Başbakanı Wen
Jiabao'nun 2010 yılında Türkiye'ye yaptığı ziyarette, dış ticaret
hacmini 2015 yılında 50 milyar dolara, 2020 yılında da 100 milyar dolara
çıkarma hedefi koyduğunu hatırlatan Erdoğan, mevcut ticaret hacmimizin
25 milyar dolar olduğunu, 2015 ve 2020'de bu hedefleri yakalayacağımıza
inandığını belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin Türkiye
aleyhine bir dengesizlik içerdiğini ifade eden Erdoğan, bu açığı
kapatmak zorunda olduğumuzu kaydederken, Çin'in yurt dışında yaptığı
yatırımlarda da Türkiye'den yeterince istifade etmediğine dikkat çekti.
Başbakan Erdoğan’ın
gerçekleştirdiği 5 günlük Çin Ziyaretine katılan ve Çinli yatırımcıların
yanı sıra Çin’de etkin bir iş hacmi ve potansiyeline sahip Türk
işadamları ve firmaları ile de görüşmeler gerçekleştiren Pankobirlik Genel
Başkanı Recep Konuk, Çin’in hem büyük bir üretici dolayısıyla ihracatçı
hem de büyük bir tüketici dolayısıyla ithalatçı olduğunu belirterek,
şunları söyledi;
“Sayın Başbakanımızın
Çin’e gerçekleştirdiği ziyaret heyette yer alan biz işadamları için hem
moral motivasyon hem de ticari anlamda son derece yararlı bir seyahat
oldu. Öncelikle şunu söylemek istiyorum, Türkiye geleceğe çok daha
umutlu bakabilir. Biz bu seyahatte onu gördük. Türkiye’nin dünya
milletler ailesi arasında büyüklüğü, kudreti, gücü, etkinliği ve Anadolu
coğrafyasının çok daha ötesine taşan manevi coğrafyası, kültürel etki
alanı bu tür gezilerde çok daha net ortaya çıkıyor. Çin ziyaretimizin
ilk durağı olan Urumçi sokaklarının gösterilen sıcaklık, ilgi alaka
açısından ülkemizden bir farkı yoktu. Uygur Türkleri Anadolu’dan gelen
kardeşlerini kucaklama konusunda bir biri ile yarıştı. Tarihin ve
olayların coğrafi anlamda koyduğu mesafenin hem kültür olarak hem de
manevi bağlar ve değerler açısından Anadolu ile Sincan arasında
olmadığını gördük. Bu moral motivasyonu üst düzeye çıkaran ve
kardeşlerimizle buluştuğumuz, kucaklaştığımız, Konyalı hemşehrilerimizin
selam ve sevgilerini iletme fırsatı bulduğumuz Uygur Özerk Bölgesine
yaptığımız ziyaretin olumlu havası hem Pekin hem de Şangay’daki ticari
görüşmelerimize de yansıdı ve seyahatten son derece olumlu neticeler,
somut sonuçlar aldık. Sayın
Başbakanımız biz işadamlarına Çin ile Türkiye arasındaki ticarette
ülkemizin ithalatçı pozisyonunun ağır bastığına dikkat çekerek, Türkiye
aleyhine olan bu ticaret açığının kapatılması ve Çin’e ihracatımızın
arttırılması konusunda görev düştüğünü, gayret beklediğini söyledi.
İşadamları olarak bizler de Sayın Başbakanımızın ve hükümetimizin açtığı
bu fırsat kapısını değerlendirmeye gayret ettik.
Bu çerçevede Konya Şeker
olarak biz bu seyahatte iki alanda somut ilerleme kaydettik. Biri Çin’e
gıda ürünleri ihracatı, diğeri enerji sektöründe Çin ile teknolojik
işbirliği. Çin dünyanın en büyük üretici ülkelerinden biri ve dünyanın
son dönemde ihracatını en çok arttıran ülkesi. Ancak bu Çin’in bir yönü.
Çin’in diğer özelliği ise büyük bir nüfusa sahip ve bu büyük nüfusun
gelir seviyesi her geçen gün artıyor. Yani tüketim alışkanlıkları
değişiyor, özellikle gıda ürünlerine ihtiyacı artıyor ve geleneksel gıda
ürünlerinin dışında yeni tanıdıkları gıdalara olan talepleri patlama
noktasında büyüyor. Üstelik de bu devasa nüfusun bu taleplerine süratle
cevap verebilecek bir arazi ve tarımsal üretim alt yapısı bu ülkede yok.
Bizim bu seyahatte ilk tespitimiz bu oldu ve müzakerelerimizi de bu
çerçevede şekillendirdik. Hem Çinli yatırımcılar hem de Çin’de hızlı
tüketim malları dağıtımında önemli mesafeler almış, iş potansiyeli
yüksek Türk işadamları ve firmaları ile yaptığımız görüşmelerde de
önemli mesafeler kat ettik, sonuç aldık. Mesela Çin pazarında çikolata,
şekerli mamuller, bisküvi, kek, gofret ve unlu mamuller ile yine bizim
üretim portföyümüzde olan dondurulmuş patatese, bu sene üretimine
başlayacağımız et ve süt ürünlerine büyük bir talep var ve pazar henüz
açık pozisyonda yani doymamış durumda. Bu büyük pazara Konya şeker’in ve
Konya Şeker ürünlerinin girmesi için ön görüşmeleri tamamladık. Kısa
süre sonra bunun teknik detaylarının da tamamlanacağını ve Konya’dan
Çin’e gıda ürünleri ihracatına başlayacağımızı umuyorum. Bir diğer
ilerleme kaydettiğimiz alan enerji sektöründe Çinli enerji devi
firmalarla teknolojik işbirliği konusunda oldu. Konya Şeker’in ilgi
alanında olan enerji sektöründe yeni projelerimiz için yeni
teknolojileri tanıma fırsatı bulduk, gerçekleştirmeyi düşündüğümüz
termik santral projesi için teknolojik işbirliği konusunda son derece
verimli görüşmeler yaptık.
Tamda bu noktada, hem
Konya Şeker olarak bizim hem de Sayın Başbakanımızın heyetinde yer alan
işadamlarının Çinli yatırımcılarla müzakerelerde hızlı ilerlemesini,
somut neticeler almasını sağlayan hususun hükümetimizin yakın ilgisi
olduğunu özellikle belirtmeliyim. Sayın Başbakanımıza seyahatinde eşlik
eden Sayın Bakanlarımız sektörel görüşmelerde, Çinli yatırımcılarla
görüşmelerimizde bire bir destek oldular, her ayrıntı ile her detay ile
ilgilendiler, çözüm ve işbirliği ortamının oluşması için siyasi
ağırlıklarını kullandılar. Bu çerçevede gezisini Suriye sınırında
yaşanan hareketlilik nedeniyle olaylara müdahale etmek ve süreci bizzat
yönetmek için yarıda keserek ülkemize dönen Dışişleri Bakanımız Sayın
Ahmet Davutoğlu’na Çin’den dönene kadar hem Konya’dan Çin’e ihracat
imkânlarını değerlendirebilmemiz hem de Çinli yatırımcıların Konya’da ve
ülkemizde yatırım yapmaları konusunda gösterdiği gayret, araladığı
müzakere kapıları nedeniyle teşekkür ediyorum. Aynı şekilde Enerji
Bakanımız Sayın Taner Yıldız’ın Çin’in enerji devleriyle enerjide
teknolojik işbirliği konusunda doğru muhatapları bulmamız için yaptığı
yardımları, Ekonomi Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan’ın Konya’dan Çin’e
gıda ürünleri ihracatı için el sıkışabileceğimiz noktaya ulaşmamız için
gösterdiği gayreti, Çinli muhataplarımızla yürüttüğümüz müzakerlerde
Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın, Kültür ve Turizm Bakanımız
Sayın Ertuğrul Günay’ın, Başbakan Yardımcımız Sayın Bekir Bozdağ’ın
birebir destekleri ticari görüşmelerin sonuçlarının hızlı alınmasını
sağladı. Sayın Başbakanımız da günlük olarak biz işadamlarından
kaydettiğimiz ilerlemenin bilgilerini istedi ve sıkıntılı ilerleyen
süreçlerin ülkemiz lehine aşılmasını sağladı. Bu destek işadamlarımızın
Çin ile ticaret hacmimizi genişletebilmesi ve Çin ile ticarette ülkemiz
aleyhine olan açığın kapatılması için ihracatımızı arttırabilmemiz
konusunda somut adımlar atabilmelerine vesile oldu. İnşallah son derece
verimli geçen bu ziyaretin dış ticaretimiz ve yatırımlar açısından
neticelerini hem Konya Şeker olarak hem de ülke ekonomisi olarak kısa
süre sonra almaya başlarız.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder